Endometriozis (Çikolata Kisti Hastalığı)

Endometriozis ve çikolata kistlerinin tanı ve tedavisi için kendinizi profesyonellere emanet edin. Hemen Taner Usta ile iletişime geçin.

Endometriozis (Çikolata Kisti Hastalığı) sıklıkla üreme çağında görülen, bazen hiçbir şikayete neden olmadan sadece tesadüfen saptanan bir çikolata kisti şeklinde iken, bazen de birçok tıbbı tedavi ve operasyon yapılmasına rağmen çok rahatlamanın olamayabildiği sıradışı bir hastalıktır. Tıp’da kullandığımız ‘’hastalık yok hasta vardır’’ tabirinin önemli örneklerinden biridir. Üreme çağında her 10 kadından 1’inde görülmektedir. Endometriozis rahim içini döşeyen (endometrium) tabakanın rahim dışı organlarda yerleşmesidir. Endometriozis en sık %65-70 oranında yumurtalıklarda (overlerde) görülür. Bunun dışında görüldüğü organlar karın içini döşeyen periton zarı, tüpler, vajina, barsaklar, mesane, üreter, umbilikus (göbek deliği), eski operasyon dikiş bölgeleri, akciğerler, diyafram, spinal kanal, beyin, göz, meme dokusu, kalp, kollar ve eller, dalak olarak bildirilmiştir.

Endometriozis Belirtileri

Çikolata kisti hastalığı, kimi kadında bir toplu iğne ucu kadar minik bir lezyon yaşam kalitesini önemli ölçüde olumsuz etkilerken, kimisinde bir ceviz hatta limon büyüklüğünde olup hiçbir belirti vermeden sinsice de ilerleyebiliyor. Özellikle ülkemizde kadınlar şiddetli adet sancısından ağrılı cinsel ilişkiye dek bazı sorunlarında öncelikle internet ve yakın çevresinden, kulaktan duyma pek çok alternatif öneriden medet umabildiğinden, hekime başvurmakta geç kalınabiliyor.  Bu durum zaman kaybına yol açarak sorunun daha da büyümesine ve tehlikenin artmasına yol açabiliyor. O tehlikelerden birisi de böbrek kaybı! Zira iyi huylu ama kötü davranışlı olan çikolata kisti, etraftaki idrar yollarına giden borucuğu daraltarak sessiz böbrek kayıplarına bile yol açabiliyor.

Belirtiler:

  • Kronik yorgunluk
  • Ağrılı adet
  • Ağrılı cinsel ilişki (makata ve kasıklara vuran ağrı)
  • İnfertilite (kısırlık)
  • İshal ve kabızlık
  • Makattan kanama, kanlı dışkı
  • Adet düzensizliği, adet öncesi lekelenme
  • Ağrılı ve kanamalı idrar yapma
  • Bazı endometriozisli kadınlarda hiçbir belirti olmayabilir, tanı ultrasonla ya da ameliyat sırasında görülerek konur.

Endometriozis Tanısı Nasıl Konulur?

Öncelikle hastanın şikayetleri ve kişisel hikayesi alınır. Burada endometriozis’e yönelik özel bazı şikayetlerin olup olmadığı mutlaka hasta ile konuşulur. Daha sonra jinekolojik muayene ve muayene ile birlikte ultrasonografisi yapılır. Pelvik muayene esnasında hassasiyet, ağrı ifadesi, rahim ve yumurtalıkların hareketinin kısıtlı olması endometriozis’i düşündürebilir. Zaman zaman spekulum muayenesi esnasında serviks (rahim ağzı) arkasında mavi-mor nodüler lezyonlar görülebilmekte, bu basit bulgu pelvisin derin dokularında Derin İnfiltratif (etrafı tutan, etrafa ilerleyen) Endometriozis varlığını ifade etmektedir. Bu nedenle spekulum ile pelvik muayene tanı konulmasında çok önemlidir.

Yine bir başka yardımcı yöntem kan testleri olup en sıklıkla Ca 125 ve Ca 19-9 istenmektedir. Fakat bu testlerin endometriozisi tanımada hassasiyeti düşük olup sadece ek tetkik olarak istenmektedir.

Tanıdaki yardımcı yöntemlerden en bilgi verici olanı Ultrasonografi’dir. Ultrasonografi’de over’deki endometrioma dediğimiz çikolata kistleri, overlerle rahim arası ciddi yapışıklıklar, zaman zaman barsak, rektum, mesane’de, üreter etrafında (idrar’ı böbrekten idrar torbası’na taşıyan borucuk) endometriotik nodüller görülebilmektedir.

Endometriozisin kesin tanısı laparoskopi ile doku biyopsisi yapılarak konulur. Laparoskopi esnasında endometriozis hafif (evre 1-2) ve şiddetli (evre 3-4) olarak değerlendirilebilir.

Endometriozis ve Çikolata Kisti Tedavisi

Endometriozis kesin olarak tedavisi yapılıp, tamamıyla ortadan kaldırılabilen bir hastalık değildir. Endometriozis hastalığının evresi, şiddeti tedavi yaklaşımını etkilemektedir. Tedavide belirleyici iki önemli faktör ağrı ve infertilite (çocuk isteği)’dir. Endometriozis tedavisinde Medikal Tedavi (ilaç kullanımı) ve Cerrahi Tedavi olmak üzere 2 temel yaklaşım vardır.

Hangi Durumlarda Cerrahi Tedavi Ön Planda Düşünülmemektedir?

  • Çocuğu olmayanlarda,
  • Adölesanlarda
  • Yumurtalık rezervi çok düşük olanlarda
  • Çift taraflı çikolata kisti olanlarda
  • Daha önceden tekrarlayan operasyon geçirmiş hastalarda

Ağrı şikayeti ön planda ise medikal tedavi de cerrahi tedavi de önerilebilir. Fakat tedavi için bilinmesi gereken en önemli noktalardan biri cerrahi tedavinin ağrı için en etkin yöntem olduğudur. Burada kadının fertilitesi ve yaşı önem kazanmaktadır. Çocuğu olan kadınlarda cerrahi ile ilgili bir sınırlayıcı durum yokken, çocuğu olmayanlarda, çift taraflı çikolata kisti olanlarda ve daha önceden operasyon geçirmiş hastalarda cerrahi tedavi ön planda düşünülmemektedir.