Gebeliğin anlaşılması ile birlikte başlaması gereken gebelik takibi süreci, doğuma kadar devam eder. Bu süreçte hem annenin hem de bebeğin sağlıklı olmasını sağlamak adına gerekli kontroller yapılır.

Anne adayının herhangi bir sağlık sorunu olmasa bile mutlaka gebeliği boyunca düzenli olarak kontrol edilmesi gerekir. Periyodik kontroller hem bebeğinin sağlıklı bir şekilde gelişmesi hem de ortaya çıkabilecek sorunların önceden fark edilerek erken müdahale ile önlenmesi açısından çok önemlidir.

İdeal olan aslında gebe kalmadan önce bir kez muayene olmak ve kullanılması gereken vitamin desteğinin gebelik öncesinde başlamaktır. Yine de bu takip için hiçbir zaman geç olmadığı unutulmamalı ve gebelik öğrenilir öğrenilmez kontrole gidilmesi gerekmektedir. İlk üç aylık dönemde başlatılan gebelik takibi ile pek çok istenmeyen durum kontrol altına alınabilmektedir.

Kimler Gebelik Takibi Yaptırmalıdır?

Gebelik takibi söz konusu olduğunda her kadının bu noktada özenli davranması gerekir. Bir kadının herhangi bir sağlık sorunu olmaması gebelik sürecinde sorun yaşamayacağı anlamına gelmez.

Ayrıca daha önceki doğumlarında sorun yaşamayan kadınlar için de bir sonraki doğum süreci zorlu olabilir. Yaşanan ilk gebelikte kadının ruhsal olarak da çok yoğun bir sürece gireceği unutulmamalıdır.

İlk kez anne olan insanların daha önce annelik deneyimi yaşayanlardan daha fazla desteğe ihtiyacı olabilmektedir. Ayrıca geçmişinde düşük ve dış gebelik gibi sorunlar yaşayan kadınların da mutlaka gebelik sürecinde takip edilmesi gerekmektedir.

Gebelik Takibinde Neler Yapılır?

Gebelik takibi boyunca yapılacak kontroller gebeliğin dönemine göre değişiklik göstermektedir. İlk üç aylık dönemde annenin ve babanın tıbbi öyküsünün alınması, akraba evliliği ile ilgili bilgi alınması, annenin kilosunun ölçülmesi, anneye kan, idrar ve hormon tahlillerinin yapılması, gereken takviye ilaçlara başlanılması gerekir.

Gebeliğin 3. ayının bitişi ile birlikte 11 ila 14. haftalar arasında ikili tarama testi, ense kalınlığı ve burun kemiği ölçümleri yapılmaktadır. Yine bu haftalarda anne kanından fetal DNA testi yapılarak kromozomal bir anomali olup olmadığı araştırılabilir. Gebeliğin 16. haftası itibariyle için üçlü tarama testi yapılabilir. Bu testin ikili tarama testinin olumlu sonuç verdiği durumlarda yapılmasına gerek kalmaz.

Bu testler ile Down Sendromu gibi kromozomal anomaliler yaklaşık olarak %95 oranında teşhis edilebilir. 20. haftada bebekte oluşabilecek yapısal problemlerin ve anomalilerin tespit edilebilmesi için detaylı obstetrik USG yapılır. 24. hafta ile 28. hafta aralığında gebelik şekeri testi yapılmalıdır ayrıca 27 ve 28. haftalarda kan uyuşmazlığı bulunan gebelere Rhogam iğnesi yapılması gerekir.

28. Haftadan sonra her 4 haftada 1 kontrole gidilmesi gerekir. 36. haftaya kadar bu kontroller devam eder. Bu kontrollerde annenin kilo ve tansiyon takibinin yanında, ultrason ile çeşitli ölçümler yapılarak bebeğin iyilik durumu değerlendirilir.

Erken doğum belirtileri bu dönemde takip edilir, vajinal enfeksiyon için kültür alınabilir, preeklampsi yani gebelik zehirlenmesi bu dönemde başlayabileceği için bu durumla ilgili de araştırmalar yapılır.

36. Hafta itibariyle doğum için planlama yapılmaya başlanır. Normal ya da sezaryen doğum için karar verilebilir. 40 haftadan sonra doğum eyleminin başlaması beklenir ve başlamadığında yatış yapılması uygun olur.