Ciddi Adet Sancısı Çikolata Kisti Hastalığının Habercisi Olabilir

Çikolata kisti üreme çağındaki kadınlarda sıkça görülen bir sorun. Özellikle şiddetli adet sancısı olan kadınlarda çikolata kisti görülme oranı %60 gibi yüksek bir oranda.  Bu nedenle kadınların adet dönemlerini takip etmeleri, alışılmışın dışında bir durum yaşamaları halinde mutlaka bir uzmana gitmeleri gerekir.  Türkiye’de yaklaşık 2 milyon kadında çikolata kisti sorunu olduğu bilinse de kadınların bu konu hakkında farkındalığı ne yazık ki yeterli düzeyde değil.  Özellikle genç kızların bu konuda bilinçlenmesi ve uzun vadede kısırlık gibi sorunlar yaşamaması için düzenli olarak kontroller yaptırması çok önemli.  

Adet Sancısı Zorunluluk Değil
Adet dönemini yoğun geçiren kadınlar bu durumu kabullenirler. Kasık ve alt karın bölgesinde ağrı ve aşırı kanama aslında çikolata kisti belirtisi olabilir.  Ancak ülkemizde annelerden kızlarına geçen bir alışkanlık olarak adet sancısının kabullenilmesi durumu söz konusu. Özellikle miyom ve çikolata kisti gibi aile hikayesine ve genetik faktörlere bağlı olma ihtimali yüksek durumlarda kadınların daha dikkatli olması gerekir.  Kişinin ailesinde hamile kalamayan ya da tekrarlayan düşükler yapan kadınlar varsa bu sorunun altında çikolata kisti ya da miyom oluşumları aranmalı.  

Yeterince Yaşlı Olmaya Gerek Yok
Kadın hastalıklarının ilerleyen yaş ile ortaya çıktığı düşünülse de söz konusu çikolata kisti olduğunda 15 ila 50 yaş arasındaki her kadın risk grubu içerisinde bulunur.  Ergenlik döneminden önce ve menopoza girdikten sonra nadiren de olsa görülen çikolata kisti 25 yaşından sonra çok daha sık ortaya çıkar.  Normal şartlarda yani 15 ila 50 yaş aralığındaki doğurgan kadınlarda endometriozis görülme oranı %10 iken bu oran şiddetli adet sancısı olan kadınlarda %60, annesinde ya da kardeşinde endometriozis sorunu bulunan kadınlar da ise  %70 oluyor.  Bu nedenle genç kızların hem ailelerindeki kadınlar ile konuşması hem de şiddetli adet sancılarını göz ardı etmemesi çok önemli. İlerleyen endometriozis kişinin yaşam kalitesini düşüren sorunlara neden olabileceği gibi kısırlık ya da düşük yapma gibi sorunları da beraberinde getirebiliyor.